Sanat eserinin gerçekliği belki de tam burada başlıyor. Aynı anda o eserle birlikte aynı mekanda olabilme durumu. Günümüzün muhteşem aracı internet sayesinde görsek, -şayet varsa- sesini duyabilsek bile; yapıtı sanat eseri yapan o ayrıntıları hissedemiyoruz; gördüğümüz, replikasından başka bir şey olmuyor. Belki de bunun için müzeler hala dolup taşıyor, otoriteler belki de beş yüz yıllık bir tablonun analizini yapıyor hala Sanatın asıl isteği de bu aslında: eserin özüne odaklanabilmek. Oysa biz insanlar eseri görmek için ya müzelere gider ya da bilgisayar ekranından bakarız. Bir adım ileri giderek hatta; -genel geçer ve şahsımı da kattığım bir gözlemle- bakar ve geçeriz
Sanatın kilisede doğmuş olmasına rağmen oradan tamamen kopmasını irdelediği kitabında (Estetik Üzerine Yazılar) Hegel; ...sanat eserlerinin yarattığı etki, daha çok düşünsel düzeydedir ve daha yüksek düzeyde bir ölçütü gerektirir. diye yazdığı zaman sanat eserlerinin ruhani liderlerin cenaze törenlerinde sergilenip, sanat değerlerinin şaşırtıcı biçimde arttığı dönem çoktan geride kalmıştı. Günümüzde ise; sanat eserleri ne ibadet mekanlarına ait, ne galerilere, ne müzelere Tekniksel gelişmelerle replika sayıları katlanarak artmış, kitlesel varlık ı göz önünde olan sanat eserleri var herkesin çalışma odasındaki ekranda. Herkes bu suretlere bakıyor, gerçekliğini değiştiriyor farkındalık denizinde boğularak...
(Gerçeğin Sureti'nden)









Yakın takipteyim = )
For those who is wondering about the project by aboutblank, [link] for Istanbul Kayabasi Housing Design Competition
[link]
--
o ye!
--
Drink Irn Bru
--
HEPIMIZ OLCEZ !!!
--
Design creates debate.
Debate brings us together.
HDR Club: [link]
Lomography Club: [link]
Vintage Club: [link]
Thanx for da fave on Gotham [link]
--
----------------------------------------------------------------------
Where the Hell is my wrench?
--
--
...emek varsa güzelleşir dünya...
...if there are labor the world is beautiful...
Previous Page12345Next Page